lise coğrafya dersi YGS: TÜRKİYE’NİN SU VARLIĞI

15 Şubat 2011 Salı

TÜRKİYE’NİN SU VARLIĞI

TÜRKİYE’NİN SU VARLIĞI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI SAYFA 128 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI

Barajlardan elektrik enerjisi nasıl üretilmektedir?

Baraj Nedir?
Barajlar, genellikle dağların arasına, nehir sularının yolunu keserek arkasında göl oluşturmak amacıyla inşa edilirler. Barajlar nehir sularını kontrol için yapılırlar. Barajlar toprak dolgu, kaya dolgu veya beton olabilirler.

Barajlardan Elektrik Nasıl Üretilir?

Hidroelektrik santraller akan suyun gücünü elektriğe dönüştürürler. Akan su içindeki enerji miktarını suyun akış veya düşüş hızı tayin eder. Büyük bir nehirde akan su büyük miktarda enerji taşımaktadır. Ya da su çok yüksek bir noktadan düşürüldüğünde de yine yüksek miktarda enerji elde edilir. Her iki yolla da kanal yada borular içine alınan su, türbinlere doğru akar, elektrik üretimi için pervane gibi kolları olan türbinlerin dönmesini sağlar. Türbinler jeneratörlere bağlıdır ve mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştürürler.
Türkiye’de işletilmekte olan toplam 125 adet hidroelektrik santral vardır.

Ülkemizde elektrik enerjisi üretilen önemli barajlardan birkaç tanesini araştırarak öğreniniz.

Türkiye’deki En Yüksek Barajlar
Yüksekliklerine göre sıralanmıştır.
1. Keban Barajı / ELAZIĞ
Fırat Nehri üzerinde,
Enerji amaçlı,
Yüksekliği 210m,
1975 yılında işletmeye açıldı.
2. Altınkaya Barajı / SAMSUN
Kızılırmak Nehri üzerinde,
Enerji amaçlı,
Yüksekliği 195m,
1988 yılında işletmeye açıldı.
3. Oymapınar Barajı / ANTALYA
Manavgat Nehri üzerinde,
Enerji amaçlı,
Yüksekliği 185m,
1984 yılında işletmeye açıldı.
4. Hasan Uğurlu Barajı / SAMSUN
Yeşilırmak üzerinde,
Enerji amaçlı,
Yüksekliği 175m,
1981 yılında işletmeye açıldı.
5. Karakaya Barajı / DİYARBAKIR
Fırat Nehri üzerinde,
Enerji amaçlı,
Yüksekliği 173m,
1987 yılında işletmeye açıldı.
6. Atatürk Barajı / ŞANLIURFA
Fırat Nehri üzerinde,
Enerji ve sulama amaçlı,
Yüksekliği 169m,
1992 yılında işletmeye açıldı.
7. Gökçekaya Barajı / ESKİŞEHİR
Sakarya Nehri üzerinde,
Enerji amaçlı,
Yüksekliği 158m,
1972 yılında işletmeye açıldı.
8. Menzelet Barajı / K.MARAŞ
Ceyhan Nehri üzerinde,
Sulama ve Enerji amaçlı,
Yüksekliği 151m,
1989 yılında işletmeye açıldı.
9. Adıgüzel Barajı / DENİZLİ
B.Menderes Nehri üzerinde,
Sulama, Enerji ve taşkın koruma amaçlı,
Yüksekliği 145m,
1992 yılında işletmeye açıldı.
10. Özlüce Barajı / BİNGÖL
Peri Nehri üzerinde,
Enerji amaçlı,
Yüksekliği 144m,
2000 yılında işletmeye açıldı.

Su kaynaklarından yoksun bir Türkiye nasıl olurdu?

SU VE ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİNDE DIŞARIYA MUHTAÇ, DENİZCİLİK , BALIKÇILIK VE KIYI TURİZMİNİN GELİŞEMEDİĞİ, YETERLİ DERECEDE TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETMEYEN BİR ÜLKE OLDURDU.


TÜRKİYE'NİN SU VARLIĞI LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI

Su, yeryüzünde canlı hayatı için vazgeçilmez bir unsurdur. Geçmişte büyük medeniyetlerin Fırat, Dicle, Ganj ve İndüs havzalarında kurulmaları tesadüf değildir. Çeşitli su kaynaklarına sahip olan Türkiye, Orta Doğu'daki komşuları arasında su potansiyeli en zengin ülkedir.

Türkiye deniz ulaşımı bakımından oldukça elverişli şartlara sahiptir. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizin kıyı uzunluğu 8333 km'dir. İstanbul ve Çanakkale Boğazları deniz ulaşımı açısından ülkemiz için oldukça avantajlı bir durum sağlamaktadır.

Türkiye, ortalama yükseltisi oldukça fazla olan bir ülkedir (1132 m). Engebeli bir yapıya sahip olup yükselti, batıdan doğuya doğru gidildikçe artar. Akarsularımızın yatak eğimleri ve akış hızları fazladır. Bu nedenle taşımacılığa elverişli değillerdir. Hidroelektrik enerji potansiyelleri yüksektir. Avrupa'da hidroelektrik enerji potansiyeli bakımından ülkemiz Rusya ve Norveç'ten sonra 3.sıradadır.
Türkiye su sporları (rafting, kano ve su kayağı) bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Yeryüzünün en hızlı akan nehirlerinden biri olan Çoruh Nehri dünyaca tanınmaktadır.

Türkiye, sıcak su kaynakları açısından dünya sıralamasında ilk yediye girmektedir. Bu zenginliğin nedeni, Anadolu'nun aktif bir tektonik yapıya sahip olmasıdır.
Türkiye'deki sıcak su kaynaklarının dağılışı, fay hatları ve volkanik alanlar ile paralellik gösterir. Batı Anadolu, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatları boyunca birçok sıcak su kaynağı mevcuttur.

Ülkemizde çok sayıda göl vardır. Dışa akışlı göllerin suları tatlı (Beyşehir Gölü), dışa akışı olmayan göllerin ise suları tuzludur (Tuz Gölü ve Acıgöl). Türkiye'de yazın kuraklığa bağlı olarak göllerin su seviyelerinde azalmalar görülür. Göl sularının kimyasal özellikleri ise gölü besleyen kaynakların kimyasal özelliğine, iklime ve göl çanağındaki kayaçların özelliklerine göre değişir.

Ders Dışı Etkinlik Sayfa 129 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI
Harita 19 ve kitabın sonunda bulunan "Türkiye Fiziki Haritası”nı inceleyerek ve çeşitli kaynaklardan yararlanarak aşağıdaki soruları cevaplayınız.

*Bazı akarsularımızın akış hızının fazla olmasının nedenini belirtiniz.
Ülkemizin ortalama yükseltisinin fazla olmasına bağlı olarak;
Akarsularımızın yatak eğiminin fazla olması,
Akarsularımızın dar ve derin vadiler içinde akması akarsularımızın akış hızının fazla olmasına neden olmuştur.

*Hangi bölgedeki akarsularımızın hidroelektrik enerji potansiyeli daha fazladır?
Doğu Anadolu, Karadeniz ve Güney Doğu Anadolu bölgelerindeki akarsularımızın hidroelektrik potansiyeli yüksektir.Nedeni: Akış hızları ve taşıdıkları su miktarı fazladır.

*Akarsu ağı ile yer şekilleri arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Akarsu Ağı: Akarsuların kolları ile birlikte oluşturdukları şekle akarsu ağı denir.Yer şekilleri akarsu ağının oluşumu ve şekillenmesinde doğrudan etkilidir.Yer şekilleri akarsuların akış yönlerine direk etki yapar.Su toplama havzalarını belirler.

*Burdur Gölü'nün suları acı iken Beyşehir Gölü'nün suları tatlıdır. Neden?
Burdur gölünün gideğeni yoktur, yani sularını dışarıya boşaltamaz, Beyşehir gölünün gideğeni vardır, sularını dışarıya boşaltabilir.

*Tuz Gölü'nde farklı mevsimlerde meydana gelen seviye değişikliklerinin nedenleri nelerdir?
Tuz gölünü besleyen Çarşamba çayının yazın kuruması(Akarsuyu besleyen kaynakların bitmesi.)   ve Şiddetli buharlaşmayla su kaybının artması.

*Türkiye akarsularında taşımacılık yapılamamasının nedenini belirtiniz.
Akarsularımız denge profiline ulaşmadığı için üzerinde taşımacılık yapılamaz. Açıklamak gerekirse; akarsularımızın yatak eğimleri fazla, aktıkları vadiler dar ve akarsu vadilerinde şelale ve çağlayanlar gibi eğim kırıklıkları vardır.

*Antalya'da kıyı turizmi gelişmişken Rize'de kıyı turizmi gelişmemiştir. Neden?
Antalya güneşli gün sayısı fazla ve ortalama sıcaklık değerleri yüksektir. Rize'de her mevsim yağışlı Karadeniz iklimi görülür, yazın yağış vardır ve bulutlu gün sayısı fazladır.

*Akdeniz'de tuzluluk oranı % 3,9 iken Karadeniz'de % 1,8'dir. Neden?
Akdeniz'de sıcaklık fazla olduğu için buharlaşma fazla ve buna bağlı olarak da tuzluluk fazladır.
Karadeniz'de sıcaklık daha az olduğu için buharlaşma az ve buna bağlı olarak da tuzluluk daha azdır.

*Bazı göllerimizden sulama amaçlı yararlanılmasının nedenleri nelerdir?
Bazı göllerimizin sularının tuzlu, acı veya sodalı olması göl sularından sulamada yararlanılmasını engeller.

*Van Gölü ile Tuz Gölü'nü kullanım alanları açısından karşılaştırınız.
Tuz Gölünde Tuz üretimi yapılır.
Van gölünden soda üretiminde, ulaşımda ve turizm faaliyetlerinde yararlanılır. Van Gölüne dökülen akarsuların ağız kısımlarında balık tutulabilir.

*Ülkemizde yer altı su kaynakları daha çok hangi amaçlar için kullanılmaktadır?
Sulama, İçme, Kullanma, Şifa Bulma, Turizm, Soda ve Maden suyu elde etme, Isıtma ve Enerji elde etme amacıyla kullanılır.



Performans Ödevi Sayfa 129 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI

Amaç: Türkiye’de su gücünün meydana getirdiği değişimlerin ekonomik, sosyal ve kültürel etkilerini
öğrenmek.
Hazırlama süresi : İki hafta
Ödevi yaparken;
1.Türkiye’de deniz, akarsu, göl ve yer altı sularının ekonomik, sosyal ve kültürel etkilerini gösteren fotoğraflar bulunuz.
DENİZLERDE ULAŞIM, TURİZM, BALIKÇILIK VE ÇEŞİTLİ SPOTİF FAALİYETLER YAPILIR. BUNUNLA İLGİLİ RESİMLER BULUYORUZ. İNTERNETİ KULLANIYORSAK BUNLARI BULMAK ZOR DEĞİL HERHALDE?
2.Her fotoğraf karesindeki faaliyeti inceleyiniz.
FAALİYETLERİ İNCELEYİP YAZIYA DÖKÜN VE BU FAALİYETLER NERELERDE VE NE ZAMAN YOĞUNLUK KAZANMAKTADIR, BUNLARIN EKONOMİK SOSYAL VE KÜLTÜREL ETKİLERİNDEN BAHSEDİN. KISA OLSUN DOĞRU OLSUN. BUNUNLA İLGİLİ SİTEMİZDE BÖLÜM VAR.
3.Fotoğraflardaki faaliyetlerin olumlu ve olumsuz yanlarını belirtiniz.
YUKARIDAKİ KAYNAKLARDAN YA DA TEKER TEKER TURİZMİN OLUMSUZ YÖNLERİ VS. DİYE ARATARAK BULUNUZ.
AŞAĞIDAKİ KRİTERLERDEN ANLAŞILACAĞI ÜZERE FOTOĞRAFLAR ÖNEMLİ UYGUN FOTOĞRAFLARI SEÇİN…
4.Bu çalışmayı bir albüm hâline getirerek arkadaşlarınızla paylaşınız.
Değerlendirme kriterleri
1.Görsel materyalleri amacına uygun kullanma
2.Fotoğraflardaki zenginlik
3.Fotoğrafların Türkiye’nin su gücünü yeterince yansıtıp yansıtmadığı
4.Çalışmanın zamanında teslim edilmesi

ÜLKEMİZİN AKARSULARI TÜRKİYE AKARSULARI
Türkiye’ de irili ufaklı bir çok akarsu vardır. Bunların büyük bir kısmı dağlardan, bazıları da ova ve yaylalardan doğarak çeşitli havzalara yönelir.
Bu havzaların en genişi Karadeniz havzasıdır. Yani Türkiye’ deki akarsuların önemli bir kısmı Karadeniz’e dökülür. Bu suların çoğu Karadeniz dağlarının kuzey yamaçlarından doğarak az bir yol aldıktan sonra denize varan kısa akarsular, bir kısmı da İç Anadolu’dan doğarak Karadeniz dağları arasındaki boğazlardan geçip denize varan uzun akarsulardır (Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Çoruh gibi). Aynı durum Akdeniz’e varan sularda da görülür. Buna karşılık Ege havzası akarsuları vadilerinin çok içerilere uzanışı bakımından diğer iki bölgeye benzemez. Bu bölgenin kısa akarsuları doğudan batıya uzanan oluk biçimindeki vadilerden geçerek önemli bir dağ engeli aşmadan denize ulaşır. Akarsularımızın bir kısmı da Marmara’ya dökülür. Kuzeyden dökülenler, güneyden gelenler uzuncadır.
Bu dört denize dökülen akarsuların dışında kalan bazı ırmaklar da sınırlarımız dışına çıkarak başka ülkelerde denize dökülür. Bunlardan ARAS ve KURA nehirleri Hazar Denizi’ne, DİCLE ve FIRAT nehirleri Hint Okyanusu’na ulaşır
Türkiye’de denizlere ulaşan akarsulardan başka akarsularda vardır. Bu sular denize ulaşamayıp kapalı havzalarda son bulur. Başlıca üç kapalı havza vardır:İç Anadolu, Göller yöresi ve Van. İç Anadolu’da, TOROS ve ERCİYES’ ten inen suları alan DEVELİ, TOROSLAR’ dan ve başka çevreden gelen suları toplayan Ereğli ve Konya havzaları ile daha geniş bir alanın sularını alan Tuz Gölü kapalı havası gibi dağınık havzalar bulunur. Buralarda toplanan irili ufaklı akarsuların dördü önemlidir: PEÇENEK SUYU, ULUÇAY, KIRKDELİK SUYU, İNSUYU.
Göller yöresi kapalı havzası İç Anadolu da kilerden farklıdır. Çoğunlukla kalkerli araziden oluşan bu bölgede daha çok yeraltına akış veren çukurlar bulunur. Çevreden gelen sular bu çukurlardaki deliklerden yeraltına boşaltıldığı için, bölgede genellikle yerüstü su akışı oluşamaz.
Doğuda bulunan Van kapalı havzasının ortasında Van Gölü yer alır. BENDİMAHİ, ZİLAN, KARASU ve HOSAP SUYU olmak üzere bir çok akarsu bu göle dökülür.

BESLENME KAYNAKLARINA GÖRE AKARSULARIMIZ:
a) Yağmur Suyu ile Beslenen Akarsular: Akdeniz ve Karadeniz akarsuları böyledir. Az yağışlı aylarda suları çekildiği için rejimleri düzensizdir.
b) Kar ve Buz Suları ile Beslenen Akarsular: Yüksek alanlardan inen akarsılar buralardaki buzullarla beslenirler. Maksimum akımları karların eridiği ilkbahar ve yaz aylarıdır. Doğu Anadolu, Doğu Karadeniz ile Torosların yüksek kesimlerinde bu tür akarsulara rastlanır.
c) Kaynak Suları ile Beslenen Akarsular: Başta Akdeniz bölgesi olmak üzere ülkemizin her yerinde görülür. Kaynaktan beslendiği için debisi yıl içinde çok az değişir.
d) Göl Suları ile Beslenen Akarsular: Göllerin fazla suyunu boşaltan göl ayağı (gideğen) da denilen akarsulardır. Bunlarında debileri fazla değişmez. Kovada Çayı, Çarşamba Suyu gibi.
c) Karma Rejimli Akarsular: Uzunluğu fazla olan dolayısıyla beslenme sahaları geniş akarsulardır. Debileri yıl içinde inişli çıkışlıdır. Fırat, Dicle, Seyhan, Ceyhan, Kızılırmak ve Yeşilırmak gibi.

TÜRKİYE'DEKİ AKARSU REJİMLERİ
1.Yağmurlu Akdeniz Rejimi:Kış mevsiminin yağışlı olması nedeniyle akarsular bol su taşırlar. Yaz kuraklığı nedeniyle ve kaynak suları ile yeterince beslenemediği için yazın suları son derece azdır. Akdeniz,Ege ve Marmara bölgesi akarsularında görülen akarsu rejimidir.
2.Yağmurlu Karadeniz Rejimi:Karadeniz ikliminin yağış rejimine bağlı olarak her mevsim su taşırlar, rejimleri nispeten düzenlidir. Yağmurlarla birlikte, dağlardan gelen kar suları eklendiği zaman ilkbahar aylarında seviyeleri yükselir.
3.İç Bölgelerin Akarsu Rejimi:Kışın yağışın kar şeklinde olması ve erimemesi nedeniyle kışın suları azalır. İlkbahar ve yaz mevsiminde karların erimesi ile suları bollaşır. Çok kısa bir süre içerisinde birdenbire kabararak coşkun bir şekilde akan, sonra kuruyacak duruma gelen ve hatta kuruyan akarsular sel rejimli akarsulardır. Bu tip akarsuların oluşmasında bitki örtüsünün cılız olmasının da rolü vardır. Daha çok İç Anadolu'da görülür.
4.Karma Rejimli Akarsular:Farklı iklim bölgelerinden geçen ve çeşitli kaynaklardan beslenen akarsular karma rejimlidir. Fırat,Dicle,Nil

AKIŞ SÜRELERİNE GÖRE
Akarsular Daimi Akarsular:Nemli bölgeleri karakterize ederler. Senenin bütün günü yatakta su mevcuttur.
Mevsimlik Akarsular:Senenin kurak ve yağışlı farklı iki mevsime ayrıldığı bölgelerde görülür.
Geçici Akarsular:Yağışın çok nadir ve zaman bakımından belirsiz olduğu bölgelerde görülür.

TÜRKİYE'DEKİ AKARSULARIN ÖZELLİKLERİ
1.Yeryüzü şekillerinin genel uzanışına paralel olarak doğu-batı yönlü akarlar. Fakat denize dökülecekleri yerlerde dağları enine yararak boğazlar oluştururlar.
2.Uzunlukları fazla değildir. Bunun nedeni,dağların kıyıya paralel uzanması ve Türkiye'nin çok geniş bir ülke olmamasıdır.
3.Yer şekillerinden dolayı akarsu havzaları dardır.
4.Bol su taşımazlar. Bunun nedeni,iklimin fazla yağışlı olmaması ve havzaların dar olmasıdır.
5.Rejimleri düzensizdir. Nedeni,ülkemizde belli bir sıcaklık ve kurak mevsimin bulunması,yağış ve kar erime zamanlarının farklılık göstermesidir.
6.Ortalama yükseltinin fazla olmasından dolayı fazla akışlıdırlar.
7.Akarsular bir çok yerde dar ve derin vadilerden aktıkları için hidroelektrik enerji potansiyelleri fazladır.
8.Yer yer su taşkınlarına ve erozyona neden olurlar.

TÜRKİYE'DE Kİ AKARSULAR ve DÖKÜLDÜKLERİ DENİZLER

Karadeniz'e Dökülenler:Sakarya,Filyos Çayı,Bartın Çayı, Yeşilırmak, Kızılırmak ve Çoruh'tur.
Marmara Denizi'ne Dökülenler:Susurluk ve Gönen Çayı
Ege Denizi'ne Dökülenler: Bakırçay, Gediz,B. Menderes, K. Menderes ve Meriç'tir.
Akdeniz'e Dökülenler:Dalaman Çayı, Manavgat Çayı, Aksu,Göksu,Seyhan,Ceyhan ve Asi'dir.
Ülkemizde Doğup Dış Ülkelerden Denize Dökülenler:Aras,Kura,Arpaçay,Fırat,Dicle,Çoruh
Dış Ülkelerden Doğup Ülkemizde Denize Dökülenler:Meriç,Asi
Basra Körfezine Dökülen Akarsularımız: Fırat ve Dicle
Hazar Denizine Dökülen Akarsularımız: Aras ve Kura (Kapalı Havza Akarsularıdır.)

GAP: Su ile Gelen Değişim

GAP, Türkiye'nin en büyük, dünyanın da önde gelen bölge kalkınma projelerinden biridir. Fırat ve Dicle Nehirleri üzerinde yapımı süren baraj, hidroelektrik enerji santralleri, sulama tesisleriyle kentsel ve kırsal alt yapı (ulaştırma, sanayi, eğitim, sağlık, konut, turizm, tarım vb.) yatırımlarını da kapsayan sürdürülebilir bir kalkınma projesidir.

GAP ile meydana gelen değişimler:
*Sulu tarıma geçiş
*Tarımsal üretim ve verimin artması
*Tarımsal ürün çeşitliliğinin artması
*Tarıma dayalı sanayinin gelişmesi
*Şehirleşme oranının artması
*İstihdam alanlarının artması
*Bölgeden diğer bölgelere olan göçün azalması
*Enerji üretiminin artması
*Baraj göllerinde su ürünleri üretimi, spor ve turizm faaliyetlerinin gelişmesi
*Nadasa ayrılan alanların azalması
*Güney Doğu Anadolu bölgesinin pamuğu en çok üreten bölge haline gelmesi
*Bölgenin ülke ekonomisine katkısının artması

Ders Dışı Etkinlik Sayfa 130 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI

Fotoğraflardaki değişimi birer cümle ile boş kutulara yazınız.
1.Sulu tarıma geçilmiş, tarımsal üretim, verim ve tarımsal ürün çeşitliliği artmıştır.
2.Akarsuların üzerine yapılan hidroelektrik santraller ile enerji üretimi artmıştır.
3.Baraj göllerinde turizm, sportif faaliyetler ve su ürünleri üretimi yapılmaya başlanmıştır.
4.Bölgedeki ekonomik gelişim sonucu şehirleşme oranı artmıştır.

Yukarıdaki fotoğraflardan hangileri GAP'a başlanmadan önceki dönemi göstermektedir?
ÜSTTE YER ALAN FOTOĞRAFLAR GAP'TAN ÖNCEKİ DÖNEMİ GÖSTERMEKTEDİR.

Fotoğraflarda görülen değişim, bölgenin ve ülkenin ekonomik yapısını nasıl etkilemiştir?
Sulu tarıma geçilmiş, tarımsal üretim, verim ve tarımsal ürün çeşitliliği artmıştır.
Akarsuların üzerine yapılan hidroelektrik santraller ile enerji üretimi artmıştır.
Baraj göllerinde turizm, sportif faaliyetler ve su ürünleri üretimi yapılmaya başlanmıştır. Tarıma dayalı sanayi gelişmiştir.
İstihdam alanları artmış, bölge dışına göç azalmıştır.Bölgedeki ekonomik gelişim sonucu şehirleşme oranı artmıştır.Bütün bunların sonucu olarak bölgenin ülke ekonomisine katkısı artmıştır.




ÜLKEMİZDEKİ SU KAYNAKLARINDAN NASIL YARARLANIRIZ? SULARIMIZDAKİ ZENGİNLİK

Ulaşım, Balıkçılık, Su Ürünleri Üretimi, Sportif faaliyetler, Sulama, İçme, Kullanma, Şifa Bulma, Turizm, Soda ve Maden suyu elde etme, Isıtma ve Enerji elde etme amacıyla kullanılır.

AKARSULARDAN YARARLANMA
Hidroelektrik üretimi (Fırat, Dicle, Kızılırmak v.s) :Yurdumuzdaki akarsuların belirli yerlerine barajlar kurularak bu barajlardan elektrik üretimi yapılmaktadır. Böylece yurt ekonomisine önemli katkıda bulunmaktadır.
İçme ve kullanma suyu :Özellikle büyük şehirlerimizin içme suyu ihtiyacı barajlarımızdan sağlanmaktadır.
Tarım alanlarını sulama (Fırat, Dicle, Seyhan v.s) :Tarım alanlarımız sulanarak bol ürün alınması sağlanmaktadır. Sulaması yapılmayan arazilerdeki verim önemli ölçüde azalmaktadır.
Tatlı su ürünleri elde etme (Balıkçılık...):Akarsu ve baraj göllerimizden balıkçılık ve diğer su ürünleri elde edilmektedir.
Su sporları (Rafting) (Çoruh, Fırat v.s) :Akarsular su sporları yapılması son yıllarda büyük bir gelişme göstermiştir. Bu da turizmin canlanmasını sağlamıştır.
Akarsu Taşımacılığı: (Bartın Çayı)
Kum üretimi

GÖLLERDEN YARARLANMA

Baraj Göllerinden Yararlanma:
İçme ve kullanma suyu olarak
Enerji üretimi
Tatlı su ürünleri elde etme
Taşkınlardan korunmada yararlanırız.

Doğal Göllerden yararlanma:
Bazı göllerden balık ve diğer su ürünleri elde edilir.(Van, Beyşehir)
Bazı göllerden tuz elde edilir. (Tuz Gölü)
Göl suları içme suyu olarak kullanılabilir.(Durusu, Büyük Çekmece)
Elektrik enerjisi elde etmek amacıyla kullanılabilir.( Hazar, Kovada, Tortum ve Çıldır göllerinde elektrik üretilmektedir.)
Bazı göllerde ulaşım yapılabilir. (Van Gölü)
Tarım alanlarının sulanması için yararlanılabilir. (Bütün tatlı su göllerimiz)
Turizm alanında yararlanılır.(Kuş gölü) Bütün göller çevreleri için gezi ve eğlence alanlarıdır.

YER ALTI SULARINDAN YARARLANMA

1.Soğuk Yer altı Sularından yararlanma
İçme suyu
Kullanma suyu (Temizlikte, sanayide)
Tarımda sulamada

2.Sıcak Yer altı sularından yararlanma
Enerji üretimi (Jeotermal enerji): Elektrik üretimi, ısınma
Termal Turizm (Sağlık Turizmi)

DENİZLERDEN YARARLANMA
Ulaşım
Su ürünleri (Balıklar, Kabuklular, Yumuşakçalar, Sünger, Yosunlar)
Deniz turizmi
Tuz üretimi
Kum üretimi
Dalga enerjisi (Türkiye’de yararlanılmamaktadır) 
İçme suyu (Rafine edilerek)


Ders Dışı Etkinlik Sayfa 131 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI
Yukarıdaki fotoğrafları inceleyerek;
*Fotoğraflardaki faaliyetleri açıklayınız.
Balıkçılık
Tarım alanlarını sulama
Enerji üretimi
Su sporları
Tuz üretimi
Deniz turizmi
*Fotoğraflardaki faaliyetlerin dışında ülkemizde su kaynaklarından nasıl yararlanılmaktadır?
Araştırınız ve bunlarla ilgili fotoğraflar toplayarak sınıfta sergileyiniz.
Proje Çalışması Sayfa 131 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI
Sularımızdan sürekli olarak yararlanabilmek için neler yapılmalıdır? Bu konuda gruplar oluşturarak
bir proje çalışması yapınız.
Süre: 2 hafta
Çalışmanızı sayfa 238'deki örnek proje çalışmasına göre hazırlayınız.

TÜRKİYE'NİN GÖLLERİ

Ülkemizde, dağlarda bulunan küçük göllerle birlikte 120'den fazla doğal göl, 555 kadar baraj gölü bulunmaktadır. Türkiye'de göllerin toplandığı başlıca dört bölge vardır: Göller Yöresi (Eğirdir, Burdur, Beyşehir ve Acıgöl), Güney Marmara (Sapanca, İznik, Ulubat, Kuş Gölleri), Van Gölü ve çevresi, Tuz Gölü ve çevresi.

TÜRKİYE'NİN DOĞAL GÖLLERİ
TEKTONİK GÖLLER:
Tuz Gölü
Sapanca Gölü
İznik Gölü
Manyas Gölü
Burdur Gölü
Eber Gölü
Akşehir Gölü
Hazar Gölü
Beyşehir
Hazar
Ilgın gölü




KARSTİK GÖLLER
Salda Gölü
Kestel Gölü
Karagöl Gölü
Kızören Gölü
Timraş Gölü
Akgöl
Avlan
Kovada

BUZUL GÖLLERİ
Aynalı Göl
Kilimli Göl
Karagöl

VOLKANİK GÖLLER
Nemrut Gölü
Acıgöl
Meke Tuzlası
Gölcük

KARMA OLUŞUMLU GÖLLER
Van Gölü
Eğirdir Gölü
Kovada Gölü

Karma oluşumlu göller, oluşumunda birden fazla faktörün etkili olduğu göllerdir.

SET GÖLLERİ

HEYELAN SET GÖLLERİ
Tortum Gölü
Sera Gölü
Abant Gölü
Yedigöller

KIYI SET GÖLLERİ
Büyük Çekmece Gölü
Küçük Çekmece Gölü
Akyatan
Balıklı
Simenlik

VOLKANİK SET GÖLLERİ
Erçek Gölü
Nazik Gölü
Haçlı Gölü
Çıldır Gölü
Balık Gölü

ALÜVYAL SET GÖLLERİ
Mogan Gölü
Eymir Gölü
Bafa(Çamiçi)
Gölü Köyceğiz Gölü

YAPAY GÖLLER
Keban Baraj Gölü
Hirfanlı Baraj Gölü
Atatürk Baraj Gölü
Altınkaya Baraj Gölü
Adıgüzel Baraj Gölü


DENİZLERİMİZDEN GELEN ZENGİNLİK
İstanbul-Çanakkale Boğazları; Asya ile Avrupa'yı birleştiren geçit konumundadır. Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin Akdeniz'e ve dünyaya açılan kapısıdır. Boğazlardan bir yılda, büyük kısmı tanker olmak üzere tehlikeli yük taşıyan, 50.000'den fazla gemi geçmektedir
En işlek limanımız, Orta Doğu ve Avrupa'nın önemli ticaret merkezlerinden biri olan İstanbul'dur. Çok geniş hinterlandı olan İstanbul Limanı, demir yoluyla Anadolu ve Trakya'ya bağlantı sağlamaktadır. İthal edilen malların büyük bir kısmı İstanbul Limanı'na indirilmekte, oradan yurdumuzun diğer bölgelerine taşınmaktadır. İzmir Körfezi'nde yer alan İzmir Limanı'nın demir ve kara yolları ile Batı Anadolu'ya bağlantısı bulunmaktadır. Akdeniz kıyısında yer alan Mersin ve İskenderun limanlarında yaş meyve ve sebze ihraç edilmektedir. Karadeniz kıyısındaki limanlar; Zonguldak, Trabzon ve Samsun'dadır. Antalya, Bodrum, Kuşadası, Kemer yat limanları turistik amaçlara yönelik kurulmuş limanlarımızdandır.

HİNTERLAND (ART BÖLGE): BİR LİMANIN GERİSİNDE YER ALAN VE O LİMANI BESLEYEN ALAN OLARAK NİTELENDİREBİLİRİZ. BİR LİMANIN ART BÖLGESİ İLE ULAŞIM BAĞLANTISI NE KADAR İYİ İSE, DEMİRYOLU BAĞLANTISI VARSA O LİMAN O KADAR BÜYÜR VE GELİŞİR. ART BÖLGEDE ÖNEMLİ ÜRETİM ALANLARININ OLMASI ( MADEN ALANLARI,SANAYİ TESİSLERİ,TARIM ALANLARI) VE AYNI ZAMANDA TÜKETİM ALANLARININ OLMASI (ÖNEMLİ TİCARET KENTLERİ VE YOĞUN NÜFUSLU ALANLAR ) LİMANLARIN GELİŞMESİNİN DOĞRUDAN ETKİLER.İSTANBUL LİMANINI HİNTERLANDI TÜM TÜRKİYE İKEN; İZMİR LİMANIN HİNTERLANDI BATI ANADOLUDUR.

Ege Bölgesi'nde dağlar kıyıya dik uzandığından koy, körfez, ada ve yarımada sayısı fazladır.

Akdeniz'de;
*Yılda 3000 saat güneşlenme süresi vardır.
*Denize girme süresi uzundur.
*Deniz suyunun sıcaklığı 24-28 ºC'tur.
*Kıyı turizmi gelişmiştir.

Karadeniz'de;
*Yılda 2000 saat güneşlenme süresi vardır.
*Denize girme süresi kısadır.
*Deniz suyu sıcaklığı 20 ºC'tur.
*Kıyı turizmi gelişmemiştir.

Ülkemiz gerek kıyıları gerekse akarsu boyları ve gölleri ile kültür balıkçılığı için büyük bir potansiyele sahiptir. Japonya, Yunanistan gibi ülkelerde önemli bir sektör olan kültür balıkçılığı, ülkemizde 1980'den sonra önemli bir yer tutmaya başlamıştır.
Beslenme kaynaklarının fazla, buharlaşmanın az olduğu denizlerde tuzluluk oranı düşüktür. Bu nedenle Karadeniz tuzluluk oranı en düşük olan denizimizdir. Karadeniz'de 200 metrenin altındaki derinliklerde kükürtlü hidrojen gazından dolayı canlı yaşayamaz.

TÜRKİYE'NİN SU ÜRÜNLERİ POTANSİYELİ

Türkiye; deniz, göl, gölet ve akarsuları ile büyük bir su ürünleri potansiyeline sahiptir. Su ürünlerinin yaklaşık %90'ı denizlerden; % 10'u iç sulardan sağlanır. Denizlerde avlanan balıkların büyük bir kısmı Karadeniz'den elde edilir. Bu denizi Marmara, Ege ve Akdeniz izler. Ülkemizde hamsi, uskumru ve palamut en fazla Karadeniz'den, sardalye ve kefal ise Ege ve Akdeniz'den elde edilir. İstanbul ve Çanakkale boğazlarında ise Karadeniz'le Akdeniz arasında göç eden balıklar avlanır.
                                                                                                                   
Türkiye doğal tatlı su gölleri, barajlar ve akarsular yönünden önemli bir tatlı su balıkçılığı potansiyeline sahiptir. Eğirdir ve Beyşehir göllerinden yakalanan kerevitin, büyük bir bölümü ihraç edilir. Ulubat, Çıldır, İznik gölleriyle Keban, Karakaya ve Seyhan gibi baraj göllerinde balıkçılık yaygındır. Kültür balıkçılığının yapıldığı akarsu boylarında ve havuzlarda daha çok alabalık yetiştirilmektedir. Akdeniz ve Ege kıyılarındaki dalyanlarda, çipura ve kefal üretilmektedir.

Etkinlik Sayfa 134 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI

*Yukarıdaki faaliyetleri tanımlayınız.
BALIKÇILIK, ULAŞIM, DENİZ TURİZMİ

*Ege ve Karadeniz kıyılarını yukarıdaki faaliyetler açısından karşılaştırınız.
EGE KIYILARINDA TURİZM FAALİYETLERİ ÖN PLANA ÇIKARKEN; KARADENİZ KIYILARINDA BALIKÇILIK FAALİYETLERİ DAHA ÇOK GELİŞMİŞTİR.
BU DURUMDA EGE KIYILARINDAKİ GÜNEŞLENME SÜRESİNİN FAZLA OLMASI TURİZM FAALİYETLERİNİN GELİŞMESİNE, KARADENİZ'DE BESİN MİKTARININ FAZLA OLMASI BALIKÇILIK FAALİYETLERİNİN GELİŞMESİNE İMKAN SAĞLAMIŞTIR.

*Yukarıdaki faaliyetlerin yaygın olduğu bölgeler ekonomik yönden nasıl etkilenmektedir?
BU FAALİYETLER YAPILDIKLARI BÖLGELERDEKİ EKONOMK KALKINMAYI HIZLANDIRMAKTADIR. BALIKÇILIĞIN EKONOMİK KALKINMAMIZA KATKISI DAHA AZDIR.
ULAŞIM VE TAŞIMACILIK FAALİYETLERİ DE ÜLKE KALKINMASINDA ÖNEMLİ BİR YERE SAHİPTİR.

Etkinlik Sayfa 134 - 2 LİSE COĞRAFYA 10.SINIF KİTABI

Samsun'dan 10.000 ton fındığı İzmir Limanı'na taşımayı planlıyorsunuz:

*Harita üzerinde görülen ulaşım araçlarından hangisini tercih edersiniz?
ÖNCELLİKLE TERCİH EDECEĞİMİZ YOL DENİZ YOLUDUR. DENİZ YOLU İLE UCUZA VE TEK SEFERDE ÇOK BÜYÜK YÜKLER UZUN MESAFELERE TAŞINABİLMEKTEDİR.
İKİNCİ OLARAK TERCİH EDECEĞİMİZ YOL NİSBETEN DAHA UCUZ OLAN VE GENE BÜYÜK YÜKLERİ TAŞIYABİLECEĞİMİZ DEMİR YOLU OLURDU. EN AZ UYGUN OLAN YOL İSE KARA YOLUDUR. MALİYETİ FAZLADIR VE YÜK TEK SEFERDE TAŞINAMAZ.

*Tercih ettiğiniz yolun avantaj ve dezavantajları nelerdir?
DENİZ YOLU İLE UCUZA VE TEK SEFERDE ÇOK BÜYÜK YÜKLER UZUN MESAFELERE TAŞINABİLMEKTEDİR.OLUMSUZ HAVA KOŞULLARINDAN DAHA FAZLA ETKİLENMEKTEDİR.DENİZ YOLU İLE ÜLKEMİZDEKİ HER YERE ULAŞILAMAMAKTADIR.
DEMİR YOLU İLE UCUZA VE TEK SEFERDE ÇOK BÜYÜK YÜKLER UZUN MESAFELERE TAŞINABİLMEKTEDİR.DEMİR YOLU İLE ÜLKEMİZDEKİ HER YERE ULAŞILAMAMAKTADIR.
KARA YOLUNUN MALİYETİ FAZLADIR VE YÜK TEK SEFERDE TAŞINAMAZ.AMA ÜLKEMİZİN HER YERİNE ULAŞILABİLİR.

TÜRKİYE'NİN YER ALTI SULARI VE KAYNAKLARI
Türkiye, arazinin jeolojik yapısına ve yeryüzü şekillerine bağlı olarak oluşmuş yer altı suları ve kaynakları bakımından zengindir. Yurdumuzda vadi, yamaç ve artezyen kaynakları yaygın şekilde bulunmaktadır. Batı Toroslarda karstik kaynaklar, tektonik hareketlerin yaygın olduğu sahalarda ise fay kaynakları bulunur. Dünya enerji tüketimi her on yılda iki kat artmaktadır. Türkiye'de enerji açığına bakıldığında her yıl bir önceki yıla göre % 8 daha fazla yatırım yapılması gerekmektedir. Doğaya saygılı, yenilenebilir alternatif enerji kaynaklarından biri jeotermal enerjidir. Önemli bir jeotermal kuşak üzerinde yer alan Türkiye'de sıcaklıkları 20-110ºC, debileri ise 2-500 m3/sn arasında değişen 1000'in üzerinde kaynak bulunmaktadır.
Türkiye'de jeotermal enerji özellikle ısıtma ve sağlık alanlarında kullanılmaktadır. Ülkemizde jeotermal kökenli elektrik enerjisi üretimi Denizli-Sarayköy ve Aydın Germencik'te yapılmaktadır. Türkiye'nin diğer yüksek jeotermal enerji potansiyel bölgeleri Çanakkale, Afyonkarahisar-Sandıklı, Kızılcahamam, Gönen, Simav, Kozaklı'dır. Hâlen Kırşehir, Gönen, Simav, Kızılcahamam ve İzmir-Balçova'da sıcak kaplıca suları, merkezi konut ısıtmasında kullanılmaktadır. Türkiye 5 milyon konutu ısıtacak jeotermal potansiyele sahiptir.
Bazı yörelerde seraların ısıtılmasında da jeotermal kaynaklardan faydalanılmaktadır. Dünya genelinde jeotermal enerji; yüzme havuzlarında, havaalanlarındaki pistlerin ısıtılmasında, organik maddelerin kurutulmasında ve sanayide kullanılmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder